Sağlık

Van'da lösemiyi atlatan İkranur, LÖSEV gönüllüsü olmak istiyor

Van'da yaklaşık 2 yıl devam eden lösemi tedavisinin ardından sağlığına kavuşan 10 yaşındaki İkranur Çelikel, okuluna yeniden başladı. İkranur, kendisiyle aynı hastalıkla mücadele eden çocuklara destek verebilmek amacıyla büyüdüğünde LÖSEV'de gönüllü çalışmayı hedefliyor.

5 Kasım 20264 dk okuma0 yorum
Van'da lösemiyi atlatan İkranur, LÖSEV gönüllüsü olmak istiyor
Haberi dinle
Özet hazır
Reklam Alanı · 728×90

ORHAN SAĞLAM/BAHAR TANRITANIR

- Van'da lösemiyi yenerek sağlığına kavuşan 10 yaşındaki İkranur Çelikel, kendisi gibi hastalıkla mücadele eden çocuklara yardımcı olabilmek için büyüdüğünde Lösemili Çocuklar Sağlık ve Eğitim Vakfında (LÖSEV) gönüllü görev üstlenmek istiyor.Alipaşa Mahallesi'nde ikamet eden İkranur, yaklaşık 3 yıl önce halsizlik, kilo verme ve vücudunun farklı yerlerinde ortaya çıkan morluklar şikayetiyle annesi tarafından hastaneye götürüldü.Yapılan incelemeler sonucunda akut miyeloid lösemi (AML-M3) teşhisi konan İkranur, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Dursun Odabaş Tıp Merkezi Hematoloji Servisinde tedavi görmeye başladı.Ailesinin desteği ve hekimlerin kontrolü altında yaklaşık 2 yıl süren tedavisini tamamlayan İkranur, yaklaşık bir yıl önce sağlığına yeniden kavuştu.İyileşmesinin ardından okuluna ve arkadaşlarına dönen İkranur, kendisi gibi hastalıkla mücadele eden çocuklara destek verebilmek için büyüdüğünde LÖSEV'de gönüllü çalışmak istiyor.Zorlu tedavi döneminde Çelikel ailesini yalnız bırakmayan LÖSEV temsilcileri, İkranur'u evinde ziyaret etti; onunla sahilde yürüyüş yaptı ve resim çizdi."Lösemi çaresiz bir şey değil"İkranur'un annesi Fatma Çelikel, kızının tedavi sürecinin çok ağır geçtiğini, bu dönemde ailece zorlu günler yaşadıklarını anlattı.Kızının bir dönem yoğun bakımda tedavi edildiğini aktaran Çelikel, doktorların umutlarının azaldığını dile getirdiği günlerde büyük bir üzüntü yaşadıklarını belirtti.Tedavi sırasında hastaneden çıkmaya korktuğunu ifade eden Çelikel, şunları söyledi: "Kızım yoğun bakıma alındı.

Doktorların 'Artık umudumuz yok.' dediğini de duyduk, yıkılmıştık. Önce Allah'ın, ardından doktorların sayesinde kızım iyileşmeye başladı. Ev iznine çıkabiliyorduk ama hastaneden ayrılamayacağımı, artık oranın benim evim olduğunu düşünmeye başlamıştım.

Çünkü güvende olduğumuz tek yerin hastane olduğuna inanıyorduk. Eve gittiğimizde bir şey olursa ne yaparım korkusuyla sürekli hastanede kalmak istiyordum. Daha sonra kızım yavaş yavaş kendine gelmeye başladı.

Yürüyemeyen çocuğum yeniden yürümeye ve kilo almaya başladı. Bir süre sonra doktorumuz tedavinin sona erdiğini, 10 günün ardından taburcu edileceğimizi söyledi. Çok heyecanlandım ve ağladım.

Reklam Alanı · Yazı İçi 300×250

Sonrasında İkranur'a 'Artık taburcu olacağız, bir daha hastaneye gelmeyeceğiz.' dedim."Kızının sağlık durumunun iyi olduğunu ve tedavinin ardından hayatına yeniden uyum sağladığını belirten Çelikel, "Geçen yıl okula başladı, bu yıl da devam ediyor. Arkadaş çevresi de yeni yeni oluşmaya başladı. Okula başladıktan sonra kendisini daha iyi hissediyor.

Lösemi çaresiz bir hastalık değil, kişinin yalnızca umudunu yitirmemesi gerekiyor. Sabırla ve güçlü şekilde dayanmak lazım." ifadelerini kullandı."Büyüyünce LÖSEV'de gönüllü olarak görev almak istiyorum"Tedavisi tamamlanarak sağlığına kavuşan İkranur Çelikel de yeniden arkadaşlarıyla zaman geçirmenin ve çocukluğunu doyasıya yaşamanın mutluluğunu taşıdığını söyledi.Okula yeniden başladığını dile getiren İkranur, "Arkadaşımla oyun oynuyor, ders çalışıyoruz.

Okula gitmeyi seviyorum, çok mutluyum. Büyüyünce kuaför olmak istiyorum. LÖSEV'e bir mektup yazmıştım, onlar da beni ziyarete geldiler.

Büyüyünce LÖSEV'de gönüllü olarak görev almak istiyorum. Benim gibi bu hastalığı yaşayan arkadaşlarıma yardım etmek istiyorum." diye konuştu."İkranur çok iyi ve çok mutlu"LÖSEV Doğu Anadolu Bölgesi ve Halkla İlişkiler Sorumlusu Songül Küce ise 2-8 Kasım Lösemili Çocuklar Haftası dolayısıyla farkındalık yaratmak amacıyla çeşitli etkinlikler gerçekleştirdiklerini söyledi.Löseminin bulaşıcı olmadığını ve tedavi edilemez bir hastalık sayılmadığını vurgulayan Küce, "İkranur bize bir mektup gönderdi.

Ankara'da mektubu okurken çok duygulandık ve İkranur'u hemen görmek istedik. Tedavi süreci devam ediyordu. Bu süreç tamamlanır tamamlanmaz kendisini ziyaret etmeyi arzu ettik. İkranur çok iyi ve çok mutlu. Biz de mutluyuz." ifadelerini kullandı.

#Güncel#Haberler
İlginizi Çekebilir
Yorumlar (0)
0/500

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın.